| Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası’nın ‘O’su henüz Türkiye’de işlerlik kazanmış değil. Piyasa kısa zaman içinde opsiyon sözleşmelerinin de işleme açılmasını beklerken EFG İstanbul Menkul Değerler Türev İşlemler Birim Müdürü Sinan Türkmenoğlu “Yurtdışında tezgah üstü piyasada sürdürülen işlemlerin opsiyon borsası kurulduktan sonra çok önemli bir kısmının ülkemize kaymasını bekliyoruz” diyor.
Küresel piyasalarda 2008 yılında yaşanan olumsuzlukların vadeli piyasaların ne derecede önemli olduğunu gayet net bir şekilde gösterdiğini kaydeden Türkmenoğlu, vadeli piyasaların öneminin her geçen gün Türkiye’de de daha da iyi anlaşıldığını düşünüyor. Yerli ve yabancı yatırımcıların etkin risk yönetimi ve geleceğe yönelik fiyat keşfi yapabilmesinde büyük katkısı olan VOB’un kuruluşundan itibaren bu piyasaya duyulan güven ve ilginin yeni ürünlerle beraber çok daha üst seviyelere çıkacağını tahmin ediyor.
Türkmenoğlu, EFG İstanbul olarak ana hedeflerinin; vadeli piyasaların Türkiye’deki gelişimine katkıda bulunmaya devam etmek, teknolojik altyapı ve çalışanlarına yatırım yapmayı sürdürerek müşteri odaklı kaliteli hizmet vermeye devam etmek olduğunu anlatarak şöyle devam etti: “Uluslararası bilgi birikimimizi de kullanarak borsanın çıkartacağı yeni ürünleri müşterilerimize sunarak yerli ve yabancı yatırımcıların güven duymaya devam edeceği kurum olmaya devam etmek istiyor. Bilindiği gibi EFG İstanbul, uluslararası yatırım bankacılığı tecrübesini kapsamlı Türk sermaye piyasaları bilgisi ile harmanlayan, alanında öncü aracı kurumlardan biridir. Şirketimiz yıllardır hisse senedi piyasasında başarıyla uyguladığı iyi hizmet veren” ve “en güvenilir” aracı kurum olma hedefini Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası’na da yansıtmış, öncü aracı kurumlardan olup 89 kurumun bulunduğu VOB’da 2008 yılını yaklaşık 32.5 milyar TL’lik işlem hacmiyle 2. sırada tamamlamıştır.”
Hisseye dayalı sözleşmeleri heyecanla bekliyoruz.
Türkmenoğlu, 2008 yılının birçok aracı kurum ve yatırımcı için bir hayli zorlu geçen bir yıl olduğunu hatırlatarak dünyada ve Türkiye’de türev araçları kullanarak etkin risk yönetimi uygulayabilen yatırımcıların ayakta kalma şanslarının diğerlerinden çok daha yüksek olduğunun görüldüğünü anlattı. Türkmenoğlu, 2009 da da yatırımcıların bunu dikkate alarak yatırımlarını yönlendirmeye devam edeceği ve günümüz rekabet ortamında vadeli piyasaları kullanarak ani fiyat dalgalanmalarına karşı kendilerini korumaya devam edeceklerini düşünüyor.
Bu nedenle VOB’un yatırımcıya yeni ürünler sunması gerekliliğinin altını çizen Türkmenoğlu şöyle konuştu: “Özellikle hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin yatırımcıların hizmetine sunulmasını yaklaşık bir yıldır büyük bir heyecanla bekliyoruz. EFG İstanbul olarak bu sözleşmelerin hem spot hem de vadeli piyasada hacimleri ve derinliği artırıcı etkisi olacağı düşüncesindeyiz. Ayrıca bu vesileyle daha önce ülkemizde türev ürünlere henüz ilgi göstermemiş olan yerli veya yabancı yatırımcıların da spekülatif, korunma veya arbitraj amaçlı bu sözleşmelere ilgi göstermesini bekliyoruz. Özellikle çift yönlü işlem yapabilme imkanı ile yatırımcılara açığa satış imkanı sağlaması ve kaldıraç etkisi avantajı sayesinde çok kısa zamanda hisse senedine dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin yaygın bir şekilde kullanılacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Vergi uygulamaları piyasalar arasında eşitsizlik yaratıyor.
Türkmenoğlu, opsiyon borsası için yapılan çalışmalar ile teknik ve altyapı yatırımlarının hızlanmasını ümit etiklerini anlatarak, “EFG İstanbul olarak opsiyon ve vadeli piyasaları birbirlerinden ayrılmaz bir bütün olarak görüyoruz ve yıllardır ülkemizde opsiyon piyasasının olmaması nedeniyle yurtdışında tezgah üstü piyasada sürdürülen işlemlerin opsiyon borsası kurulduktan sonra çok önemli bir kısmının ülkemize kaymasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Hisse senedi piyasasında yerli yatırımcının üzerindeki stopaj yükü piyasada hacimlerin düşmemesi adına geçtiğimiz aylarda kaldırıldığına dikkat çeken Türkmenoğlu şöyle konuştu: “Buna karşın 2009’un başlamasıyla beraber VOB’un kurulduğundan beri uyguladığı vergi avantajı süresi sona ermiş bulunmakta ve yerli yatırımcılar için stopaj uygulaması aktif hale getirilmiştir. Yurtdışı piyasalardaki örneklerinden de görüldüğü gibi bu tarz vergi uygulamaları özellikle yeni kurulan piyasaların potansiyelinin çok altında büyümesine yol açmaktadır. Ayrıca spot piyasada kaldırılan stopaj uygulamasının, vadeli piyasada uygulanması iki piyasa arasında ciddi şekilde eşitsizlik oluşturmaktadır. Dolayısıyla piyasa hacminin çok önemli kısmını gerçekleştiren yerli yatırımcıya yeni uygulanmaya başlanan stopaj uygulamasının kaldırılmasının piyasanın gelişimine katkıda bulunacağı düşüncesindeyiz.”
Kaynak: Dünya Gazetesi - Vob Özel Eki - 04/02/2009
|